Abdülkadir Özsever Abi

0
932

ABDU

 

Kitchener Waterloo bölgesinde yaşayan nev-i şahsına mahsus Kanadalı Türklerden biri; Abdülkadir abi.

Abdülkadir Özsever, ihtilal yılında, 1960 Eylül’ünde, Gaziantep’te dünyaya gelmiş. Çocukluğu darbe dönemleri arasında geçmiş.

Sekiz kardeşli kocaman bir aile. Halen sohbetlerinin yarısı Antep’e dair…

28 Eylul 1977’de dünya evine girmiş. İlk oğlu henüz askere gitmeden doğmuş.

Askere giderken yerlerde emekleyen oğlu, kendisini askerden dönünce kapıda karşılamış.

Kaderin ne garip tecellisidir ki, aynı oğlu Abdülkadir abiyi yıllar sonra da Kanada karşılıyor!

2000’de gelmiş Kanada’ya abimiz. Gurbetin kahrını çekenlerden. Kanadalılık payesini hak edenlerden.

Eşinin de Kanada’ya gelebilmesi için dört yıl beklemiş. Sabırla. Burada ailece yepyeni bir hayat kurmuşlar, iş kurmuşlar.

Abdülkadir abi, artık yerleşikleştiği Kitchener’da, kendisini ait hissettiği yeni ülkesinde ailesiyle mutlu huzurlu bir hayat sürüyor.

O, Waterloo bölgesinde yaşayan bütün Türklerin Abdülkadir abisi; bir baba, bir dede,  bir eş; bir ev, iş ve bahçe adamı…

Aletle edevatla kendini meşgul etmeyi seven, elinden her iş gelen çalışkan biri.

Teknik adamdır, bir ustadır. Bilmiyorsa bakar, araştırır, öğrenir.  İngilizce tabiriyle tam bir “handy man”dir.

Hakeza, mükemmel bir aşçıdır, mutfakta titizdir. Otantik Antep yemeklerinin malzemesini ta yerinden getirtir.

Kebaplarının şişlerini burda kendisi yapar.

İki yaz önce kaşla göz arasında, kebaplarını, lahmacunlarını pişirdiği fırını dikiverdi arka bahçesine.

Yemeyi sever, ama yemekten çok yedirmeyi, izzet-i ikramı sever.

Soy adı gibi özden bir vericidir o.

Bayramlarda hanesi herkesin uğrak mekanıdır, toplanma, kucaklaşma, bayramlaşma yeridir. Evi şenlik meclisidir. Her kesimden insanla arası iyidir. Kimseyi dünya görüşünden, düşüncesinden, hayat tarzından ve inancından dolayı kınamaz.

Çoluk çocuk elini öper Bayramlarda, o da onları hediyelerle sevindirir; bu gurbet diyarında yumurcaklara bayram neşvesini tattırır.

İşi başından aşkındır. Ama tüm meşgalesine rağmen, bir yolunu bulur ve herkesin yardımına koşmaya gayret eder. Zannediyorum, hayır demeyi de pek beceremez!

Kapısı, hanesi, sofrası, gönlü herkese açıktır. Hakkaniyetlidir.

Onda, Anadolu insanına mahsus derleyicilik toparlayıcılık, kucaklayıcılık, dahası içtenlik ve merhamet vardır.

Sohbeti keyiflidir. Türkçe’sinde tatlı bir Antep aksanı vardır. Dinleyene tat verir.

Tüm sıcaklığı, candanlığıyla beraber, Kadir abi üşümez. Kanada soğuğunda kısa kolla dolaşır. Çevreye sıcaklık saçar.

Konuşanı dinler can kulağıyla; yargılamadan, cevap yetiştirmeye çalışmadan, içtenlikle anlamaya çalışır. Çevresine esenlik verir.

Hakkında anlatılacak çok şey vardır Abdülkadir abinin. Burda şimdilik biraz kısa aldık ama, o “Uzun Hikayesi” olan bir adamdır.

LEAVE A REPLY