Yerliler

0
1208
Cree Chief at Lake Louise, Banff NP

Kuzey Amerika’nın müzmin bir sorunudur Beyazlar ile sarıbenizliler ( Yerliler) arasındaki mücadele…Taraflar arasında, tarihi hesaplaşma zemininde bir hukuk savaşı sürer gider. Çeşitli şiddetlerde,  zaman zaman medyaya da yansıyan bir savaş.

Gerçekten de Yerlilerin Kanadadaki durumları hiç de içaçıcı değilidir:

Toplam yerli nüfusunun yüzde otuzu kendi yerleşim yerlerinde ikamet ediyor, kapalo bir hayat sürüyor.

Kanada hapishanelerindeki mahkumların yüzde yirmisi,

Toronto sokaklarındaki evsizlerin çoğu yerli…

İşsizlik,eğitimsizlik, ayrımcılık… yerlileri intihara sevkediyor.

 

İşte Mohawk Kızılderilileri… Kanada ile  aralarındaki  toprak mücadelesinin   çözümlenmediği iddiasındalar. Öfkeliler.

Ellerinde, yaşadıkları mekanların kendilerine ait olduğunu ispatlayan yazılı bir belge yok. Bu yüzden, toprak talepleri de,  Kanada mahkemelerince reddediliyor, delil yetersizliğinden… Kızılderililerin, “Bizim tarihimiz yazılı bir tarih değil. Dolayısıyla, yazılı bir belgemiz de yok, ama zengin bir sözlü kültürümüz var, şarkılarımız, masallarımız, elişi ürünlerimiz var” sözleri  mahkemelerce  kabul görmüyor. Devlet ile Yerliler arasındaki kavramsal uyuşmazlık sürüyor. Taraflar, aynı dili konuşmuyor.

Beyaz Adam, Kuzey Amerika’ya ayak bastığında, Kanada’daki Kızılderili nüfusu  15 milyonmuş. Bugün 200 milyon olması gereken Yerli nüfusu, sadece bir milyon… Bu durum, ülke  tarihinde bir utanç levhası, kara sayfa olarak değerlendiriliyor…

1990 yazında, büyük bir Kızıldereli isyanı olur. Son Mohawk,  Apachi ve Jeronimo filmlerindeki gibi, Kızılderililer, Kanada ordusuna saldırırlar. Yaşananlar kovboy filmlerini andıracak cinstendir. Oka’da, ikibinbeşyüz tam teçhizatlı asker, Mohawklar’a  saldırmak üzere hazır bekler.  Gergin bekleyiş  57 gün sürer.  Ülke şoktadır,  iç savaşın eşiğindedir.

Sorun, yerlilerin kutsal saydığı bir araziye,  beyaz adamın golf sahası yapmak istemesidir. Her türlü maddi teklife rağmen Mohawklar ikna edilemez.

Sivil toplum örgütleri, yerlilere erzak taşır günlerce. Ordu,  erzak takviyesini keser. Isyancılar,önce kadın ve çocukları serbest bırakırlar. Ordunun verdiği süre dolduğunda da eylemi bitirmeye karar verirler; tutuklanıp yargılanırlar.

Kanada’daki  bir milyon Yerli’yi,   devlet  koruma altına almış. Onlar için her yıl tastamam onmilyar dolar ödenek harcanıyor. Ek olarak, daha nice miyon dolarlar veriliyor.  Muazzam bir rant!

Üstüne, hiç bir şey için vergi ödemeyen Yerli’lerin,  hala fakirlikten, açlıktan bahsetmesi tuhaf !Belli ki, aralarında parayı götüren ağa babaları var. Para yerine ulaşmıyor, sadece alkol, kötü sigara ve  propaganda olarak damlıyor alttakilere.

Ülkede, ne yazık ki yerlilerin olumlu bir imajı yok. Devlet yardımıyla ibahe olunan, serhoş, evsiz barksız ( homeless), bakımsız, külhanbeyi, eğitim seviyesi düşük  profilleri var. Kendilerine tahsis edilen mekanlarda yaşıyorlar. Soyutlanmış bir hayat. Vakitlerini içerek, kumar oynayarak ve devletten şikayetle geçiriyorlar.

Son yıllarda , yaşadıkları kabilelerinden ( reservations) kopup, büyük şehirlere bir yöneliş var.Devlet dairelerinde, özel sektörde iyi yerler edinenler çıktı aralarından.

Tarih boyu  zulme ugramışlar. Yatılı okullarda, korkunç tacizlere, baskılara maruz kalınmış. Adeta bir soy, eritilmek istenmiş. Ancak, böylesine mağdur edilmiş bir kavmin sonu, asla ve asla terketmek olmamalı…Hayata sarılarak, gayretle, işbirliğiyle daha güçlü olmaları, talep eden değil, matlup olmaları gerekmiyor mu!

En son 2006 Yerliler Gününde, Mohawk kabilesinden yaklaşık iki yüz kişilik bir grup, ülkenin en yoğun otobanına barikat kurdu. Yoğun bir haftasonu tatilinde. Bu son eylem, Kanadalı’ları çileden çıkardı. Orduyu acil göreve çağıranlardan, bizim de ülkemizi savunacak silahımız var diyenlere kadar, her kafadan bir ses çıktı. Gösteri, Yerliler için iyi olmadı; zorba gibi algılanıp, kamuoyunda daha da itibar kaybettiler. Gösteriyi düzenleyen  lider, teslim oldu, hapse girdi.

Yerliler, Kanada kültürün vazgeçilmez bir unsuru. Yerli seslerin, ülke kimliğinde çok önemli bir yeri var. Kanada, Ottawa, Toronto, Niyagara gibi birçok mekan ismi yerli lisanından. Kanada’da altmışa yakın farklı dili konuşuyor Yerliler. Dokunaklı müzikleri, rengarenk el sanatları, çok zengin bir sözlü kültürleri var.

Bir zamanlar, bir Yerli lideriyle  akşam yemeğindeydik. Sanırım, aynı şahsı bir kez de Kanada Meclisi’ndeki iftar yemeğinde dua ederken dinlemiştim. Dikkatle gözlemledim bu bilge yerliyi. Mistik bir figür; mütevazı ve fıtri tavırlarıyla çevresinde saygınlık uyandırıyordu. Gerek masadaki,  gerekse  Meclis’teki Devlet erkanı kendisine hürmette kusur etmiyordu. O manzara, taraflar arasında bir sorun olmadığının ispatıydı aslında. İşin içine büyük siyaset ( makropolitik)  ve küçük çıkar ( menfeat- ı cüziyye) girince, hadiselerin seyri nasıl da  değişiyordu!

Yerlilerin sosyal statu, Yerliler Yasası, yaşadıkları yerler, toprak talepleri, ekonomik ve eğitim  durumları , kendi devlet ve anayasalarını tesis düşünceleri… başlıca sorunlardan.

Bu sorunların üstesinden gelecek olan da kendileri. Bir temsil sorunu yaşadıkları kesin. Ne istediklerini belirleyecek, kendi duygu, düşünce ve sorunlarını netlikle ve medenice ifade edebilecek sözcülere, liderlere ihtiyaçları var.

Güçlü bir Yerli sese de, Kanada kimliğinin itiyacı var.

 

 

 

 

LEAVE A REPLY