Pota mı Mozayik mi

0
496

 

Dünden bugüne, Kanada’da en sıcak konu, göçmenliktir. Bütün bu entegrasyon, asimilasyon,diskriminasyon, isolasyon…nösyonlu mevzuların ortak paydası imigrasyon ( göçmenlik)dur.

Göçmenlik Bakanı Jason Kenney’in son çıkışı ile müzmin münakaşalara  yeniden  girildi. Mr. Minister der ki: “ Kanada’nın iki resmi dili vardır. Bu ülkede yaşayan herkes, bu iki dili öğrenecektir. Ve dahi, yeni gelenlere, onların çocuklarına, geldikleri ülkenin dillerini öğretmek, Government of Canada’nın işi değildir!”

Yeni gelenlere, İngilizce ve Fransızca öğrenmek zorunda olduklarını, kendi dillerini ve kültürlerini  öğretmenin de göçmenlerin kendi işi olduğunu söylemenin neresi yanlış!

Milli kimliğin teşkil ve tesisinde sembollerin, simgelerin önemi malumdur. Mesela, yetmişiki milletin içtimagahı olan Amerika, milli kimliği için pota ( melting pot) metaforunu benimsemişken, Kanada, çokkültürlülüğünü formüle etmek için mozaik mecazını tercih etmiştir.

Hakim renkleri ve desenleriyle birlikte, diğer çizgilere, renklere de hakk-ı hayat tanıyan; harcı, hoşgörü, saygı, birlikte yaşama bilinci olan bir mozayik. Bu mozayik, Kanada’nın yıllardır büyük mücadelerle el ettiği uluslararası itibarıdır.

Ancak…Bakan Bey’in Yeni Muhafazkar kafasıyla, Kanada’yı özgürlük ve tolerans diyarı yapan mozayik motifinin yerine yavaş yavaş, Amerika’daki eriten pota konsepti ikame edilmeye çalışılıyor! Bakan Bey de, bu açıkça, bu mozayik muhabbeti tavsadı artık diyor zaten.

İktidardar’ın Muhafazakarları, göçmenlere çok yumuşak ve aşırı hoşgörülü davranıldığı, hatta şımartıldıkları;  bazı sığınmacıların, göçmenlerin  ise devletin hoşgörüsünü taciz ettikleri düşüncesindeler. Devletin, daha güçlü kural ve yaptırımlarla, yeni gelenleri topluma kolayca ve hızlıca monte etmesi gerektiğini savunuyorlar. Her yıl çok sayıda göçmenin ülkeye gelmesini de uygun görmüyorlar, gelenlerin de bir türlü entegre olamadıklarından yakınıyorlar. Bu tür haklı eleştiriler, devletçe benimsenen Çokkültürlülük konseptinin rafa kaldırılmasını kaçınılmaz kılmıyor.

Ben, Kanada’nın 30 yıldır uyguladığı Çokkültürlülük politikalarını başarılı bulanlardanım. Farklı olanı kabullenme, çeşitliliğe saygı, Kanada’ya mahsus müstesna bir değer. Genel olarak, toplumda karşılıklı anlayış ve saygı var; huzur var…

Elverir ki, bu çeşitli kültürlülük, farklılıklardan beslenen zenginlik, kısır siyasi çekişmelere kurban edilmesin.

Bakan Bey, mazisini ve ülke gerçeklerini reddedercesine Amerika’ya sırtını yaslayacağına, kuru kuruya vatan millet anglosakson edebiyatı yapacağına; keşke göçmenlerdeki işsizlik, yeni gelenlerin eğitim durumlarının tanınması, göçmenlere dil öğretimi için tesis edilmiş ESL ve FSL Dil kurslarının  islah edilmesi gibi, entegrasyonun daha sağlıklı gerçekleştirilebilmesi için  makul şeylere kafa yorsa.

Amerikadaki melting pot  uygulamasını savunan Kanadalı Bakan’a, görürsem,  “Peki sir,  who is melting the pot” diye bir soru soracağım. Yanıtını merak ettiğim bir soru.

LEAVE A REPLY