Montreal

0
1829
High angle view of downtown Montreal
Bu şehir,  Kanada’nın müstesna güzellerinden…
Oradaki simaları, mekanları… Kanada’nın başka bir şehrinde göremezsiniz!
Diyeyim ki, Kanada bir yana , Montreal bir yana.
Tarihi binaları, daracık sokakları, kiremit renkli briket evleri, yeşil kubbeli katedralleri, gizemli, sanat ruhlu, mistik dekoru, serin iklimi, romantik havası, cıvıl cıvıl sokakları, kafeleriyle;  St. Lawrance ve Ottawa nehirlerinin kucaklaştığı noktaya konuşlanmış eşsiz mevkiiyle bir bambaşka alem Montreal.
Şehir, adını aldığı  Mount Royal ( Kutsal Dağ)’ın eteklerinde serpilmiş. İlk avrupalı göçmenler,kendilerine korunak seçtikleri dağın tepesine şükran -ı nimet nişanesi bir tahta haç dikmişler. Bu hakim noktadan şehri seyreylediğinizde,  Montreal kanatlarınızın altında. Montreal’e gelip de o tepeye çıkmayan yoktur.
Amerika sınırından sadece bir saat uzaklıktaki Montreal’in nüfusu, civar belediyelerle birlikte dört milyon.  Kanada’nın ikinci büyük şehri.
St. Lawrence nehriyle Atlas okyanusuna uzanan   Montreal,  Kanada’nın en büyük liman şehri… Bir bereket kapısı olan liman, Avrupa ve Akdeniz’in  ticaret merkezleriyle, Kuzey Amerika pazarları arasındaki en kısa rotaya sahip su yollarına açılıyor. Yıllık iki milyar dolar büyüklüğünde iş hacmine sahip. Montreal, ötedenberi Kanada’da paranın döndüğü merkez olmuş. Zamanında, bozkırdaki çiftçinin, New Brunswik’teki ormancının, güneydeki tüccarın parasının aktığı bir şehir olan Montreal, bu özelliğini halen  koruyor. Toronto’dan sonra, ülkenin en büyük ticaret ve sanayi hacmine sahip  şehri. Lüks restaurantlarda, cafelerde resmi kıyafetler içinde ciddi ciddi iş konuşan, anlaşmalar yapan işadamları göreceksiniz.
Şehirde oldukça kullanışlı bir Metro (subway)  sistemi var. Başkent Ottawa’da olmayan Metro, Montrealli’nin hayatını kolaylaştırdığı gibi, şehrin modern kimliğinin de renkli bir karekteristiği haline gelmiş. Metro sayesinde, şehrin altında bambaşka hayat yaşanıyor. McGill Üniversitesi’nden yer altına girip, Eski Montreal’de dışarı çıkabiliyorsunuz. Alışveriş yerleri, buz hokeyi alanları, spor salonları, sinemalar, lokantalar…
Montreal,  üniversiteleriyle de tanınıyor. Uluslararası  itibara sahip  McGill, İngilizce eğitim veren  köklü bir  kurum…Şehir merkezinde. Binlerce uluslararası öğrencisi var. Özellikle de Amerikalılar. Concordia Üniversitesi’nin eğitim dili de İngilizce.  Üniversiteler,  şehir merkezinde.  125 bin’den fazla öğrenci , Montreal’e ayrı bir dinanizm katıyor. Cafeler rengarenk öğrencilerle dolu. 24 saat açık mekanlar var. Sınavlar zamanında oturacak yer bulamazsınız. Ülkenin Orta Doğu ve İslamiyetle ilgili en önemli kürsüsü McGill’de.
Şehirdeki çok kilise var. Tarihi kiliseler özellikle dikkat çekiyor.  Montreal, Kuzey Amerika’nın katoliklik merkezi olarak bilinir. Şehrin tarihi kiliseleri, Amerika’dan çok sayıda , günübirlik turist çekiyor.
Montreal, geleneksel olanla, yeninin  kucaklaştığı  bir festivaller mekanı. Dünyanın en önemli film festivallerine, Caz Festivali, Komedi, Havai Fişek, Tiyatro,  Bisiklet ve Kar festivalleri’ne ev sahipliği yapıyor şehir.  Özellikle yaz ayları, Montreal’e   festival çoşkusu hakim.  Şehir merkezinde aynı anda üç beş festival, karnaval  bir arada gidiyor. St. Catherine caddesi ise,  başlıbaşına bir festival havasında.
Başkent Ottawa, metropol Toronto, ve petrol zengini Alberta şehirleriyle mukayese edildiginde; uçarı , avrupai edalı , genç bir kız endamındadır Montreal.   Dosto’nun romanlarında anlatılan devrim öncesi St.Petersburg’a benzer; günahkardır, romantiktir, sofistikedir. Barları, kafeleri ve klüpleri, savaş zengini İngilizlerle, centilmen Fransız gençleriyle, hayalperest göçmenlerle  doludur adeta…
Şehri 1842 yılında gezen romancı Charles Dickens, yolların dar ve düzensizliğinden söz eder, tipik bir Fransız kasabası olarak niteler Montreal’i. Gerçekten de bu artistik şehir için,  küçük Paris benzetmesi sık yapılan bir yakıştırmadır.
Montreal  frankofondur. İngilizce de bilen Montrealli,   Fransızca konuşmayı tercih eder. Şehirdeki tabelalar Fransızca’dır, esnaf söze Fransızca başlar. Montreal Fransızca bilen ve eğitimini Kanada’da sürdürmek isteyen herkese kesinlikle tavsiye edilebilecek bir şehir.
Montreal’in kışları Toronto ve özellikle Vancouver’a göre çok daha uzun ve soğuktur. Montreal’liler bu iklim şartlarına uyum sağlamışlardır,  kışın zevk ve eğlencesini çıkarmayı bilirler. Montreal’in alamet- i farikasıdır kış. Sanatla, sohbetle , kahveyle ısıtır koca bir kışı Montrealli.  Yeraltı alışveriş merkezleri, kapalı eğlence mekanları, sinemalar, tiyatrolar sımsıcaktır.
Toronto’dan sonra, Kanada’nın en çok Türk yaşayan ( yaklaşık onbeşbin kişi)  şehri Montreal. Türk dernek, vakıf ve cemiyetlerinin bol olduğu şehirde, Türkiye Cumhuriyeti Fahri Konsolosluğu da bulunuyor.
Camilerle, eğitim kurumlarıyla, geleneklerimiz, kültürümüz yaşatılıyor…Özel Söğüt Okulu, Montrealli Türkler’in çabalarıyla iki yıl önce açılmış. Kısa sürede adından söz edilen bir kurum olmuş şehirde. Söğüt, kermesleri, festivalleri, ebeveyn programları ile, kadın erkek çok sayıda Türk, Kürt, Alevi, Sünni için bir kültür merkezi gibi de çalışıyor.
Montreal’de Türk kahvehanelerinin durumu, Türkiye’den aşina manzaralar taşıyor:  sigara dumanı, sağa sola savrulmuş yıpranmış gazeteler, demli çay kokusu, pejmürde masalardaki incebelli çay bardakları, yüksek sesli  televizyon , Türk bayrakları… Sanki Denizli’de bir  köy kahvesindesiniz.
Başkente küskün nazlı bir şehir edasındaki Montreal, Kanada ziyaretçilerinin görmesi gerekenlerden…Kayıp Türk izlerini keşfetmek, hoş yarenlerle tanış olmak, bir Türk pastahanesinde Kanada’da bulabileceğiniz  en leziz tatlılarla tatlanmak, ya da bir Faslı balıkçının salaş lokantasında aşina bir lezzet aramak için… Kanada’nın karekterli şehri Montreal’i bir gece, Mount Royal tepesinden seyredin. Kuzey Amerika’nın pek az şehrinde bulabileceğiniz Eski ( Avrupa) ile Yeni’nin ( Kuzey Amerika) sarmaş dolaş olduğu bu istisnai mekanın kültür ve sanat ortamını, “Montreal kırlarının hür havasın”ı içinize çekin.

LEAVE A REPLY